Deniz Say

EXHIBITION TITLE

Deniz Say Portre

Dünyevi materyallerin ekspresyonist manipülasyonudur aslında benim resimlerim…

Sıradan malzemeleri sıra dışı ve çağrışımlara yol açacak sanat yapıtlarına dönüştürmektir beni heyecanlandıran…

Çünkü nesnelerin de insanlar gibi anıları vardır, yeteneklidir onlar, göründüklerinden daha değerlidirler aslında, sosyolojik ipuçları barındırırlar her biri.

Alışılmış bir algıları vardır zihnimizde; peki ya o algıyı bozacak bir şekilde yerleştirilirlerse bir sanat yapıtının içine? Başka bir kimlikle izleyicinin karşısına çıksalar, onu düşünmeye sevk etmezler mi?

Peki ya bu nesneler aslında “atık” malzemelerse?

Atık diye adlandırdığımız nesnelere hep farklı gözle baktım ben. Onlar benim için atıktan ziyade yeniden hayata karışmayı bekleyen, yeni bir hikayenin başlangıcı olmak için sabırsızlanan nesnelerdi.

Çocukluğumdan beri biriktirdiğim, atamadığım pek çok malzemenin de hayata atılacakları zaman gelmişti demek ki…

İlhamımı aldığım, gündelik hayatımda şu ya da bu şekilde karşıma çıkan atık malzemeleri gördüğüm an, onlara “Yeni bir hayata yelken açmaya ne dersin? Önce sanatsal bir kompozisyonun içinde yerini bulacaksın, sonra kat kat boyayla harmanlanacaksın, renk, şekil, doku gibi resmin temel elemanlarıyla uyum içinde olman için defalarca izleneceksin, değişeceksin, ve nihayetinde eserin parçası olarak bir sanatseverin duvarında yerini alacaksın, ne dersin?” diye soruyorum. Burada gördüğünüz tüm resimlerde kullanılan malzemeler de görünen o ki kabul etmişler bu teklifimi… O zaman ne mutlu bana…

Üzüldüğüm bir taraf da var ama tüm bunların yanında….

Ömrünü henüz tamamlamamış olan pek çok malzemeyi her gün çöpe atıyoruz. Zaten hepimizin bildiği gibi bugün dünyanın en büyük problemlerinden biri sürdürülebilirlik. Her şeyi çok hızlı bir şekilde tüketiyoruz, her geçen gün dünyanın artık kaldıramayacağı kadar çöp üretiyoruz. Peki buna engel olmak için ne yapıyoruz? Tabii ki her birimize ayrı ayrı iş düşüyor. Ben de bu anlamda küçücük bir katkı da olsa çöpe atılacak nesneleri “ileri dönüştürerek”, onlara sanatsal ortamda yer vererek aslında hala ne kadar güzel ve işe yarar olduklarını kanıtlamaya çalışıyorum…

Bunu başardığımı hissettiğimde de, görevimi yerine getirmenin mutluluğuyla yoluma devam ediyorum…